2/3/2008

>> Varlığımı farkettim yahut .....

     Buralarda yokken; kendimle konuşma girişiminde bulundum. Bir süre sona kendimden sıkıldım. Sustum.
     Buralarda yokken; Dvd koleksiyonuma 50 den fazla yeni film kattım. Bir kaçını birden fazla olmak üzere tamamını izledim.
      Buralarda yokken; Kolanın içine nescafe konulduğunda uyku ile bağlantı kurulamadığını fark ettim. Şiddetli mide ağrısına rağmen karışım bağımlısı oldum.
      Buralarda yokken; yazdıklarımı paylaşmadığımda ne kadar rahat yazdığımı fark ettim. Her gece 00.00 - 02.00 arası oturup karanlık yazılar yazdım. Bu yazılarımı ''Denenmeyen Kalmadı'' isimi altında toplayıp yüz küsür sayfalık bir kitap vücuda getirdim.
      Buralarda yokken; Hayatıma giren kadınlardan ailesinle görüşüp ailesi tarafından  '' Senden adam olmaz '' iması ile reddedildiğim kişi dışında kalanların tamamını aldattım. Bu aladatma ayinleri sırasında gene dişileri kullandım.
  
    Buralarda yokken; Varlığımı farkettim yahut kaybettim
 

7/10/2007

>> birgarip yazı

      Yüklemden önce gelir vurgu. ve her vurgu gelişi güzel vurur hayatımızın bir köşesine o sebeple düşünmek ne yazacağını her vakit zor olmuştur yazmaktan. Yazmak yazabildiğini sanmaktır ve yazarlık yazabildiğine inanmaktan başka birşey değil...

   

      Yaklaşık iki gün kadar evvel iki yıl oldu yazalı buralarda sizin için pek mühim değil biliyorum çünkü benide pek alakadar eder bir durum değil bu lakin dönüp baktığımda yazdığım her satıra ve satırda ki her vurguya yukarda da dediğim gibi her yüklemden önce hayatımın garip bir köşesine vurmuşum. Kamu yararı gütmeden gelişi güzel yazılan satırlardan hayatım için güzellikler beklemedim tabi ama üç vurgudan birinin kafama vurmasınıda sanırım hak etmedim...

 

      İki koca yıl 365 den 730 ve nerden baksan artı 12 saat... Bu zaman çercevesinde kameradan karanlık yüzümün önüne çıkardığım yüzümü görenler haricinde beni kanlı canlı gören olmadı... Hep sanaldım yani hep bir hayal... Birbirlerini yüz yüze görmüş... Aynı havayı solumuş insanların karşısında hep hayaliydim yaklaşık on beş gün evvele kadar... Artık aranızda bir yerlerde beni canlı canlı görmüş ve 10 gün içerisinde hayatın kısa kısa parçalarını benimle paylaşmış biri var... imbirgaripsinbirgaripler 

       Dünyada halen imbir gibi kişilerin var olduğunu bilmek bile yeterli bir mutlu olma sebebi... Hanımefendinin garip bir sempatisi var ve sempatik olduğu kadarda sabırlı malum 10 gün boyunca günde 3-4 saat benimle aynı ortamı paylaşıp yaptığım espirilere maruz kalmak ve hiç isyan etmemek yeterli sanırım sabırlı olduğunu söylemek için... Parmakları her ne kadar yamuk olsada Türk standartları üzerinde ki güzelliği ile oldukca hoş bir hanımefendi. ( Burada hep beraber Allah sahibine bağışlasın dememiz gerekiyor. ) Hayatın onca kirine rağmen tertemiz kalabilmiş olması ile hakikaten bir örnek. İnsanlar ufak yalanlar söyler ya hani bu hanımefendi tam bir doğrucu ufacık bir yalanı yok. 10 günde bunu nasıl anladın diyenler çıkar o kısmıda bende anı olarak kalsın izninizle... Köpek fobimine kendisi sayesinde yenmiş olmamda ayrı bir yazı konusu. Bunun içinde kendisine teşekkür etmeliyim sanıyorum. Eğer imbir'in telefonunu köpek ısırmasaydı köpek hala bende fobiydi .. Neyse bu denli iyi şeyin bir kişi üzerinde toplanmış olduğunu görmek gerçekten banada ilk anda inanılmaz gelmişti mutlak sizede gelecektir.. Hatta abarttığımı  yahut imbir'in bana hediye aldığı XXXXXL sweatshirt sebebi ile hakkında bu tip bir anlatımda bulunduğumu düşünenleriniz olacaktır. Ama anlattıklarımdan eksiği var fazlası yok. Neyse artık bende tanınıyorum ne önemi varsa...

23/6/2007

>> Ne zaman güvenilir olacağım ?

Bir cümle kurduktan sonra ''yok valla ben o cümleyi senin için kurmamıştım o tarifle bahsettiğim sen değilsin'' dediğim... aynı konu hakkında ikinci kurduğum cümlede cümlenin yüklemi sana ait ben zarf tümleci, dolaylı tümleç ve özneyi başkası için yazmıştım dediğim vakit güvenilir olacağım... Güvenin bana kısa zamanda bunu da öğreneceğim....

 

Bu yazıda noktanın üstü ve altı yok... nokta altından vurmak gibi yeteneğim olmadığından sanırım...

9/6/2007

>> toplu taşımada klasik yalan dönemi

Neden ulaşılamıyor sana

Bana mı ?

Yok soruyu sana sordum ama başka birine ulaşılıp ulaşılamadığı mevzusu ile ilgili bir soruydu bu

Hımm bende bana diyorsun sandım

Bana salak numarası yapma

Keşke bende senin için aynı dilekte bulunabilseydim ama biliyorum mümkün değil senin ki numara değil çünkü

Komik misin sen ?

Komikti işte

Sende iki dakika delikanlı taklidi yap bak taklidi yap diyorum çünkü öyle olman mümkün değil

hehehe bu mu komik

seninkinden komik

mevzuyu gene nereye getirdin

nereye getirmişim... söyle neden ulaşılamıyordu sana

canım biliyor musun uzun ömürlü süt yapmışlar

konu değiştirmek için daha mantıklı bir laf gelmedimi aklına...

diyelim ki gelmedi...genel kültürün artsın diye söyledim alla alla

Hemen bir cevap istiyorum neden ulaşılamıyordu sana

Irak, Türkiyeye nota vermiş haberin var mı ?

Do mu vermiş bana kötü espiri yaptırma başlarım notadan

yok La vermiş hatta bizimkiler biz bu notadan giremeyiz bunun diyezini verin demiş

Sen benle dalga mı geçiyorsun...

Yoo estafurullah... Ne dalgası geçicem

Bak bu son soruşum ve cevap istiyorum.. Bugün neden ulaşılamıyordu sana

Telefonumu evde unutmuşum

İyide bunu neden başta söylemedin canım lafı dolandırıyorsun

Ne bileyim böyle klasik bir yalana inanmazsın sandım

 


 

aramızda benzer diyalog kuran insanlar var.. bizimle aynı oksijeni kullanıyorlar...benzer bir olaya şahit oldum bugün lakin şahit olduğum olayın diyaloğu pek böyle değildi ben biraz abarttım sanırım ... Toplu taşıma araçları yazılacak onca hikaye ile dolu.. toplu taşıma araçlarını seviyorum ama sanırım platonik benimkisi... Toplu taşıma araçlarıda birgün beni sever mi ki

3/6/2007

>> Senin Türün Ne ?

Açık Öğretim Fakültesi İşletme Bölümü 3. sınıf final sınavındayım...

 

Önce soruların cevaplarını üzerine işaretleyeceğimiz üzerinde ''kırıştırmayın optik okuyucu tarafından okunacaktır.'' ibaresi bulunan kağıtlar dağıtılıyor... Dağıtlan kağıdın üzerinde adım soyadım yazıyor hemen bir iki sütun yanında da T.C. kimlik numaram ... anlamadığım kısımsa kağıdın diğer tarafları... madem adımı soyadımı ve T.C. kimlik numaramı biliyorsunuz ve yazıyorsunuz... neden T.C. kimlik numaranızı yazınız, kodlayınız ve adınızı soyadınızı yazınız gibi boşluklar bırakıyorsunuz... siz zaten biliyorsunuz hatta yarısınıda doldurmuşsunuz.. heryeri doldurun ben sadece imza atayım değil mi ama haksız mıyım ? Neyse konumuz bu değil zaten... Nerde kalmıştım evet kağıtlar dağıtılmıştı hemen akabinde de soru kitapcıkları dağıtılıyor... Soru kitapları 4 çeşit ( A-B-C-D ) hani şu cevapları üzerine işaretleyeceğimiz sorunlu bir kağıt vardıya ... hatırladınız değil mi ? Üç beş satır yukarda bahsettiğim kağıt... Evet evet kırmızımsı olan ( iyi de ben size kırmızımsı demedim ki ) Neyse işte o kırmızımsı kağıtın en üstünde birde kitapcık türünüz diye bir sütun var oraya da hangi kitapçığı almışsanız onu işaretliyorsunuz... Buraya kadar anlaşılmayan biryer var ise parmak kaldırıp sorabilirsiniz.. sorusu olan yoksa devam edeceğim ( Öğretmenlerin bu hareketlerinede gıcık olurum hazır yeri gelmişken biraz çemkireyim... Öğretmen konuyu anlatır.. Sorusu olan var mı? diye sorar tam acaba önce hangi soruyu sorsam diye düşünürken... Öğretmen alelacele sorusu olan yoksa şuradan devam edelim der... İyide benim hep sorum olmuştur... Hiç soramamışımdır... Ben mi sorunluyum diye o yaştan süre gelen birşey olsa gerek nerde anlatılan bir konu var hep içimde bir soru sorma telaşı olur...) konuyu iyice dağıttım sanıyorum... Nerden nereye geldik... En son kitapçıklar dağıtılmıştı.. İşte bugün bana C kitapçığı denk geldi... Ben şu kırmızımsı kağıdın diğer tarafları ile ilgilenirken... Sınav sorumlusu olan hocada sınav kitapçığı arkasında ki bilgileri okumak ile meşguldü... Bende çok lazımmış gibi hocayı dinliyorum o esnada halbuki kendi önümde kitapçık var madem merak ediyorsun oku ama işte dedimya okul yıllarından kalan birşey demek ki.. Hoca okudu kitabın arkasını ben o esnada uykulu olduğumdan olsa gerek şu sinir bozucu kırmızımsı kağıdın üzerine sınav kitapçığımın türünü işaretlememişim... Sınav başlayalı henüz 3-4 dk olmamıştı ki sınav sorumlusu gelip omzuma dokundu '' Aha kopya çekerken yakalandım diye geçirdim içimden ama sonra kopya çekmiyor olduğumun farkına varınca... Pislik çıkarayım dikkatimi bozdular diye sınav salonunu terk edeyim zaten bilmiyorum en azından kötü not alırsam bahanem olur diye düşündüm....'' ben bu düşüncelere dalmışken hoca bana doğru hafif eğildi;

 

Hoca : (Kitapçık türünü göstererek )Arkadaşım senin türün ne ?

Ben   : Hocam valla insan olduğumu sanıyorum...

 

Bir anda sessizliği hemen yanımda oturan kızın kahkahaları böldü akabinde etrafımdakiler bastı kahkahayı... Sonra hoca bana bir süre ters ters baktıktan sonra o da dayanamadı...  Sınav boyuncada ne zaman göz göze gelsek sırıtmaya başladı...

 

Sonuç : Sınavım kötü gelirse tek sorumlusu sınavın ciddiyetini bozmama zemin hazırlayacak şekilde soru soran o hanım hocadır...

 

Dip Not : Uyuya kalmama engel olan ve beni sabahın köründe uyandırarak kargalar ile kahvlatı yapmamı sağlayan arkadaşa teşekkür ederim...

 

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->