27/2/2008

>> sıradaki parçayı ...

    uzun zamandır radyo dinlemediğimi farkettim az evvel.. halbuki lise yıllarında ders çalışmaya çalışırken radyo dinlemeye bayılırdım... Saçmada olsa yerel radyolarda çalışan radyocu arkadaşların geyiklerini dinleyerek hem tatmin gücümü arttırır hemde benden daha kötü espiri yapan kişilerin varlığından haberdar oldukca gaip bir özgüven kazanırdım.. O zamanlar sıradaki parçayı Almanyada yaşayan amca kızına, Avusturyadaki dayı oğluna armağan etmekte pek bir modaydı... Bugün tarihi eser sıfatı kazanmış olan radyomu kurcalarken fark ettimki radyom hala frekans bulmakta zorlanıyor.. hala radyocuların bir çoğu saçma sapan geyikler yapıyor ve hala birbirlerine şarkı armağan eden radyo dinleyicileri mevcut... Anladım ki geçen bunca sürede hiçbirşey kaybetmemişim.. radyolar hiç değişmemiş... Unutmadan bu yazıyı olurya bir radyocu falan okursa sıradaki parçayı kendim için istiyorum birde değişmeyen ve gelişmeyen sizler için mümkünse oynak birşeyler olsun malum ağlanacak halimiz varsa toplum olarak gülmeye bayılırız...

19/5/2007

>> Yolda Karşılaşılır

      Bazen yolda yürürken tanıdıklarla karşılaşırsınız... belki de hayatın en zor anlarından biridir bu an öylece kalınır.ilk önce kimse bir şey diyemez... halbuki çok işiniz vardır... benim işim vardı deyip ayrılamazsınız sonra karşıda ki anlatmaya başlar.. '' ya geçenlerde bizim Ahmeti gördüm''...''ee''...''sonra''....''yapma ya''...''yok canım ciddi mi'' ve daha buna benzer bir sürü gereksiz cümlecikler yayılır ortalığa artık her şey sizin iradeniz dışına çıkmıştır. ''hadi sonra görüşürüz'' deyip ayrılsanız... 100 metre ilerde konuştuğunuz kişi başka bir tanıdığı görüp '' oğlum demin bizim Kemal'i gördüm. Dötü kalkmış şerefsizin'' diyecektir. bundan adınız kadar eminsinizdir... git gide konu ilginizi çekmeye başlar... dedikodu sizide peşine takıp sürükler. sonra tam da kim... kiminle... ne zaman .... ne yapmış öğreneceksinizdir... Tam o esnada konuştuğunuz kişi ''ya neyse benimde işim vardı. Geç olmuş, hadi beni arasın'' deyip çeker gider. O anda en yakın silah alabileceğiniz yeri düşünürsünüz. Beyninizde hayal ettiğiniz haritada yerini ve en kısa yolu çizersiniz... Sonra yolda başka birisiyle karşılaşma ihtimalinizi hesaplarsınız... ve vazgeçersiniz... en yakın otobüs durağı nerde idi...300 metre ilerde mi ? ... bünyeniz bunu kaldıramaz... TAKSİ...

 


 

Yolda karşılaşılır... ''Ooo bilader nasılsın'' der karşıda ki ama siz onu tanımazsınız.O konuşmaya devam eder eski günlerdenda anılar anlatır...Anı içinde geçen bütün şahsiyetleri tanırsınız ama karşılaştığını kişiyi hatırlıyamazsınız...'' Sen napıyorsun'' diye sorar. Saçma sapan cevaplar verirsiniz. Onu tanıyamadığınızı asla söylemessiniz... çünkü bilirsiniz ki bunu ona söylediğinizde 200 metre sonra karşılaşacağı birine sizin hakkınızda kalkan yerleriniz olduğu muhabbetini açacaktır...Bu anın bir an önce bitmesini istersiniz... Karşıda ki uzattıkca uzatır...sonra '' ne güzel günlerdi'' der. ''Evet!'' dersiniz. Neye evet dediğinizi bilmeden...''beni ara'' der ''telefon numaramı zaten biliyorsundur '' Bilmez miyim canım dersiniz öpüşür ayrılırsınız... Kafanız hala eski günleri taramaktadır. Bu gibi karşılaşmaların sonunda şahısın bir trafik kazası içerisinde başrol oynama olasılığı çok yüksektir. (Dalgınlık.)...  

 


 

Yolda karşılaşılır... İki tarafta birbirini tanır.. göz ucu ile kesişilir... Birbirinizi tanımıyormuşsunuz gibi yapılır.. uzaklaşılır...

 

 

6/11/2006

>> Blogcu'da Alanadı Sorunsalı ve Bilogcu

    Sizinde malumunuzdur ki blogcu şu saat itibari ile bünyesinde yaklaşık 225.000 dolayında blog barındıran bir blog sağlayıcısıdır... Bu övünülecek birşey olmasına rağmen bunun getirdiği sorunlarda yok değil benimde bu yazımda bahsetmek istediğim sorunsa ''alan adı'' sorunu olacak...
    Blogcu bünyesinde hali hazırda 225.000 blog bulunması demek. 225.000 adet ''farklı'' isimde blog bulunması demek... yani şu anda 225.000 kelime Blogcu bünyesinde ipotek altına alınımış durumda... bir kullanıcının kullandığı alan adını başka bir kullanıcının kullanamayacak olması yeni blogcu olan arkadaşları alanadı bulmakta oldukca zor duruma düşürüyor... Sen nerden biliyorsun bir yıldan beri blogcusun niyenler aranızda çıkabilir... İsterseniz kısaca bunu nerden bildiğimi anlatayım... Bir gece ''Hussoloji'' ile oturmuş sohbet ederken ( Msn vasıtasıyla ) yeni ve ortak bir blog açmaya karar verdik... öncelikle yapacağımız ortak çalışmanın nasıl olacağını falan konuştuk...en son olarakta düşlediğimiz konsepte uygun bir alan adı bulmak için çalışmaya başladık ilk başta ben kendi açımdan söylemek gerekirse işin en kolay yönünün alan adı olacağı görüşündeydim çünkü aklımda güzel bir isim vardı. Ama ne oldu dersiniz tam 45 dakika 30 dan fazla kelimeyi denememize rağmen bir türlü hali hazırda başkası tarafından kullanılmayan alan adı BULAMADIK... ''A'' yazıyorsun biri almış '' B '' yazıyorsun başkası almış. ''X'' yazıyorsun gene dolu... Hayır insan bu isimleri kontrol ederken bu isimleri daha önce alan kişilerin bu bloglar ile ilgilendiklerini görse gene neyse deyip çıkıp gidecek ama öyle değil bir arkadaş gelmiş www.blogcu.com/A alan adını almış sonra blog bomboş ne oldu ''A'' gümbürtüye gitti... bence bir an evvel sanırım bu sorun ortadan kaldırılmalı içeriği bulunmayan veya belli bir süre güncellenmemiş bloglar kapatılmalıdır. Olmazsa ben blogcu.com ' a bir rakip Blog sağlayıcısı kurmak zorunda kalacağım...


www.bilogcu.com

Bilogcu...Yeni Blog sağlayıcınız. Türkiyenin en çok ziyaret edilen 64563463. Sitesi

1/11/2006

>> Yanlış Anlamak ve Yanlış Anlaşılmak

        Hepimiz çarşıda, pazarda gezerken görmüşsünüzdür. Dükkanların camlarında tüketiciyi bilgilendirmek amaçlı yazılar ( ilanlar ) bulunur bu yazılara dükkanlar dışında da birçok yerde  rastlayabilirsiniz. Bu ilanlar bazen o denli farklı anlaşılırlar ki böyle anlaşıldıkları durumlarda ortaya çıkan diyaloglar sizi gülmekten kırıp geçirebilir... şimdi az biraz hayalgücü ile gözlemleri harmanlayıp yanlış anlaşılan yazılar sebebi ile ortaya çıkması muhtemel diyalogları yazmaya çalışayım ... Burda olmaz diye birşey yok burası Türkiye belki yazacağım diyologların büyük kısmı yaşanmıştır bile...


* Türk Telekom'un camında bir yazı '' ADSL abonesi yapılır '' ve konuyu yanlış anlama eğilimli bir arkadaşın Telekom çalışanı ile diyaloğu

+ İyi günler
- Buyurun size nasıl yardımcı olabilirim ?
+ ADSL abonesi yapılıyormuş
- Evet yapılıyor... yaptırmak mı istiyorsunuz?
+ Yok ben ADSL abonesiyimde yaptırmak istemiyorum
- Madem ADSL abonesiniz...siz zaten yapılmışsınız
+ Ne hadi ya fark etmedim bak hiç
- Neyi beyefendi
+ Yapıldığımı
- Beyefendi nasıl farketmezsiniz... Arkadaşlar evinize gelip yapmadılar mı ?
+ Yok yapmadılar
- Açılmadı yani daha
+ Yok
- İnternete giremiyor musunuz ? o mu sorununuz
+ Yok giriyorum İnternete
- Beyefendi arkadaşlar yapmışlar o zaman arkadaşlar yapmasalardı giremezdiniz....
+ Hadi ya
- Tabii ki
+ Neyse bu mevzu aramızda kalsın...

böyle sürüp giden bir diyalog yanlış anlamak çok tehlikeli sonuçlar doğurabiliyor işte...

* Birde şeyler vardır bilirmisiniz Sokaklarda çeşmelerin üzerinde yazar '' İçme Suyu '' diye ülkem insanının % 30 u bu ibareyi ''İç-me Suyu'' şeklinde algıladığından halen üzerinde '' İçme Suyu '' yazan çeşmelerden su içmiyor... bir örnek diyalog daha canlandıralım gözümüzde...

İçme Suyu ibareli bir çeşmeden su içen bir adam ve yanlış anlama eğilimli yoldan geçen bir şahış...

+ Abi durrrr!!!
- Ne oldu yahu
+ İçmesene abi suyu
- Neden ki ?
+ Abi İçme Suyu yazıyor ya okuman yazman yok mu ?
- Manyak mısın hocam sen ?
+ Adama bak hayatını kurtarıyoruz birde yaptığı tafraya bak iç len iç ne halt yersen ye

Böyle bir diyalogdan sonra kavga çıkma olasılığı %90 gibi büyük bir oran olduğundan diyalogu burada kesiyoruz malum şiddete karşıyız... insanları en zor durumda bırakan anlar yanlış anlaşıldıkları anlardır bilirsiniz bir kere yanlış anlaşılmışsanızda tüm konuşma boyunca toparlıyamazsınız ve demek istediğinizi bir türlü söyleyemezsiniz feci bir durumdur bak aklıma bir anım geldi onuda anlatayımda bitireyim yazıyı...

Ortaokulun son senesinin son günleri OKS yaklaşmış tabii o zaman ismi çok başka anlattığım olay yaklaşık 1996 - 1997 senesi birçok kişi sınava çalışmak için okula gelmiyor...gene böyle birgünde okula sivil gitmiştim... Tüm yıl boyu yapılan İngilizce sınavı sonuçlarında çıkan ortalamaya göre İngilizce öğretmenizmiz Nevin TEKİN (inşallah yanlış hatırlamıyorumdur ) bir TOP 10 hazırlamış ve sınıfın panosuna asmış... bende sıralamada 3. yüm tabii Ortaokuldayız ben bir gaza gelmişim ne kadar ingilizce yazı varsa sınıfta okuyorum falan o sırada sınıfa bizim sınıfta okuyan Elif ve Dilek girdi ( kendileri ikizdir... İsimleri konusunda yanılgı içerisinde olabilirim ) Elif'in ( yada Dilek'in ) üzerinde de bir t-shirt ve t-shirt üzerinde küçük küçük ingilizce kelimeler var ben o gazla o kelimeleride okumaya çalışırken bir anda t-shirt sahibi ile göz göze geldik o başka amaçla baktığımı sandı ama niyetim kötü değildi ama gel gör ki bir kere yanlış anlaşıldık. ve epey bir rezil oldum Sonra ne kadar gerçeği anlatmak istesemde mümkün olmadı tabii .... neyse bitireyim bu mevzuyu iyice batıyorum


23/7/2006

>> Mahsun KIRMIZIGÜL ve Bisikleti

    bir pazar sabahı (bugün) işe gideceğimden ötürü saat 06:45 sıralarında uyandım... oturma odasından bir ses gelince, oturma odasına doğru hareketlendim ( hareketlenmez olaydım ) bir baktım ki Teve açık ve Tevede Mahsun KIRMIZIGÜL ' ün klibi gösterilmekte. uyku sersemliğine oturdum koltuğa Klibi izlemeye koyuldum ( amaç klibi izlemekten çok yumşacık koltukta 10 dakika daha kestirmek ) ... Burdan Mahsun KIRMIZIGÜL'e teşekürlerimi iletiyorum...bir pazar sabahı saat 07:00 sıralarında beni güldürmeyi başardı Allahta onu her pazar sabahı 07.00 sıralarında güldürsün (Amin ) Şimdi kardeşim neden güldün gül gibi klibe derseniz isterseniz kısaca anlatayım... malumunuz Mahsun KIRMIZIGÜL bundan önce Göçmen Kızı ve Sarı Sarı şarkılarına klip çekmişti şimdi de  Azar Azar isimli parçaya klip çekmiş (eeee nolmuş ) Mahsun KIRMIZIGÜL ' ü çok dinleyen biri değilim şarkılar hakkında yorum yapmayacağım ama bu üç klibin ortak bir tarafı var o gözüme çarptı bugün. bu üç klibin ortak noktası Bisiklet... dikkat ederseniz Mahsun KIRMIZIGÜL bu üç kliptede Bisiklete biniyor.... Mahsun KIRMIZIGÜL'ün Bisiklet hastası bir adam olduğunu düşünmeme yol açan bu durumda ilginç olan diğer yön bisikletin hep aynı bisiklet olması  ... madem klipte başka bir tema bulamadınız bari bisikleti değiştirin abi ... inşallah bundan sonra ki kliplerde Mahsun KIRMIZIGÜL'ü vitesli Bisikletletde görürüz..olmazsa Mahsunun Vitesli Bisikleti Olsun diye bir kampanya bile başlata biliriz yeter ki Mahsun Abi sonra ki kliplerinde abi ben bisiklete bineceğim desin... 

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->